Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

2027 bütçesinde saatlik faiz hesabı: Müslim Sarı’dan 453 milyon lira vurgusu

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, fon soruşturmasından 2027 yılı bütçesine, dış borç risklerinden emekli aylıklarına kadar gündemdeki başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, fon

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi. Sarı, Türkiye ekonomisindeki risklerden fon soruşturmasına, Libya ile imzalanan Deniz Yetki Alanları Anlaşması’ndan Mekke Anlaşması’na ve parti içi disiplin kararlarına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

2027 yılı bütçesindeki faiz giderlerine ve Türkiye’nin kısa vadeli dış borç yüküne işaret eden Sarı, ekonomi yönetiminin önündeki riskleri değerlendirdi. Fon soruşturmasına ilişkin açıklamasında ise mağdurların zararlarının karşılanması sürecinde kamu kaynaklarının kullanılmaması gerektiğini belirterek, sorumluluğun yalnızca fon işlemlerini gerçekleştiren kişilerle sınırlı tutulmaması çağrısı yaptı.

Müslim Sarı, 2027 bütçesini seçim bütçesi olarak değerlendirdi

2027 yılı bütçe büyüklüklerini değerlendiren Müslim Sarı, bütçe giderlerindeki artışın enflasyon hedefinin üzerinde olduğunu söyledi. Sarı’nın aktardığı verilere göre, bütçe giderlerinin yüzde 38 artırılması öngörülürken personel giderlerindeki artış yüzde 24, cari transferlerdeki artış yüzde 45 ve sermaye giderlerindeki artış yüzde 4 seviyesinde bulunuyor. Faiz giderlerinin ise yüzde 40 artırılarak yaklaşık 4 trilyon liraya çıkarılmasının planlandığını belirten Sarı, bu tabloyu hükümetin seçim dönemine yönelik harcama politikası izlediğinin göstergesi olarak yorumladı. Sarı, 2027 bütçesinde günlük yaklaşık 11 milyar lira, saatlik 453 milyon lira faiz harcaması yapılacağını ifade etti. Faiz ödemelerine ayrılan kaynağın büyüklüğüne işaret eden CHP Sözcüsü, bu tutarların emeklilerin gelirlerinin artırılması ve dar gelirli vatandaşların desteklenmesi açısından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Türkiye’nin bir yıl içinde 300 milyar dolar dış kaynak bulması gerektiğini söyledi

Türkiye’nin kısa vadeli dış borç yüküne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sarı, vadesine bir yıldan az kalan dış borcun 243 milyar dolara ulaştığını belirtti. Cari işlemler açığının da hesaba katılmasıyla ülkenin önümüzdeki bir yılda yaklaşık 300 milyar dolarlık dış kaynağa ihtiyaç duyabileceğini dile getirdi. Küresel faiz oranlarının yükseldiği bir dönemde dış finansmana erişimin zorlaşabileceği uyarısında bulunan Sarı, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarındaki olası daralmanın Türkiye açısından risk oluşturduğunu ifade etti. Bütçe açığı ile cari işlemler açığının aynı anda yaşanmasına da değinen Sarı, bu durumun ekonomi üzerindeki baskıyı artırabileceğini söyledi. CHP Sözcüsü, mevcut koşulların sürmesi halinde Türkiye’nin ödemeler dengesi kriziyle karşı karşıya kalabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Fon soruşturmasında iki temel kırmızı çizgiyi açıkladı

Müslim Sarı’nın basın toplantısında öne çıkan başlıklardan biri de fon soruşturması oldu. CHP’nin soruşturmayı üç boyutta ele aldığını belirten Sarı, ilk aşamada mağdur edilen yatırımcıların zararlarının giderilmesi ve fonların tasfiye sürecinin yürütülmesi gerektiğini söyledi. Sarı, mağdurların parasının geri ödenmesi sürecinde kamu kaynaklarının kullanılmasına karşı olduklarını vurguladı. Soruşturma kapsamında manipülasyon yaptığı iddia edilen kişilerin mal varlıklarına yönelik hukuki süreçlerin işletilmesini de savunan Sarı, yalnızca gözaltı ve tutuklamalar üzerinden ilerleyen bir yaklaşımın yeterli olmayacağını ifade etti. CHP Sözcüsü, denetim ve gözetim görevlerini yerine getirmediği öne sürülen kurumların sorumluluğunun da araştırılması gerektiğini belirtti. Sürecin siyasi boyutunun aydınlatılması çağrısında bulunan Sarı, kamu kaynaklarının kullanılmamasını ve sorumluların örgütlü suç kapsamında yargılanmasını partilerinin iki temel kırmızı çizgisi olarak açıkladı.

Sarı, Libya ile yapılan deniz yetki alanları anlaşmasını destekledi

Dış politika başlıklarını da değerlendiren Müslim Sarı, Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019’da imzalanan Deniz Yetki Alanları Anlaşması’nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını önemli bulduklarını söyledi. Anlaşmanın Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki çıkarları ve Mavi Vatan yaklaşımı açısından önem taşıdığını belirten Sarı, düzenlemenin her iki ülkenin ulusal çıkarlarına hizmet ettiğini savundu. Anlaşmaya yönelik Avrupa Birliği, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi kaynaklı eleştirileri de değerlendiren Sarı, CHP’nin süreci desteklediğini ifade etti.

Mekke Anlaşması için dört riskin tartışılması gerektiğini belirtti

Sarı, Türkiye’nin de taraf olduğu Mekke Anlaşması’nın stratejik açıdan önem taşıdığını ancak bazı riskleri barındırdığını söyledi. Anlaşmanın parlamentoda ele alınması sırasında bu risklerin açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin sıcak bir çatışmanın içine çekilme ihtimalini temel risklerden biri olarak gösteren Sarı, anlaşmaya taraf ülkelerin tehdit algılarının farklı olabileceğine dikkat çekti. Olası bir saldırı durumunda ortak savunmanın nasıl devreye gireceği ve karar mekanizmalarının nasıl işleyeceği konularında belirsizlikler bulunduğunu ifade etti. Sarı ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yurt dışına gönderilmesi konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin anayasal yetkisinin korunması gerektiğini vurguladı. Anlaşmadan ayrılmak isteyen bir ülkenin en az 10 yıl boyunca taraf olarak kalmasını öngören hükmü de eleştiren Sarı, bu düzenlemenin ulusal egemenlik açısından tartışılması gerektiğini dile getirdi. CHP’nin anlaşmaya ilişkin nihai tutumunun, parlamentodaki görüşmelerde risklere yönelik açıklamaların ve değerlendirmelerin ardından belirleneceğini kaydetti.

Emekli aylığı için 40 bin lira, asgari ücret için 50 bin liranın üzerinde talepte bulundu

Basın toplantısında emeklilerin gelirleri ve asgari ücret beklentileri de gündeme geldi. Mevcut en düşük emekli aylığının geçim koşulları karşısında yetersiz olduğunu savunan Sarı, CHP’nin en düşük emekli aylığının en az 40 bin liraya çıkarılmasını önerdiğini söyledi. Sarı, daha yüksek emekli aylığı alanların gelirlerinin de benzer bir yaklaşımla yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Asgari ücretin ise en düşük emekli aylığının en az yüzde 30 üzerinde olması gerektiğini belirten CHP Sözcüsü, 2027 yılı başı için asgari ücretin 50 bin liranın üzerinde olması gerektiğini dile getirdi. Bu rakamların CHP’nin siyasi önerileri olduğunu belirten Sarı, ücretlerin belirlenmesinde açlık sınırının ve vatandaşların temel ihtiyaçlarının esas alınması gerektiğini savundu.

Ülkü İnanlı, Melendiz Dalyan İzgi ve Ali Boltaç YDK’ya sevk edildi

CHP’nin MYK toplantısında parti içi disiplin süreçlerine ilişkin kararlar da alındı. Müslim Sarı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis üyeleri Ülkü İnanlı ve Melendiz Dalyan İzgi ile Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç’ın tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini açıkladı. Sarı, kararların parti kurumsal kimliğine zarar verdiğini değerlendirdikleri tutumlar nedeniyle alındığını belirtti. İBB Meclis üyeleri Ülkü İnanlı ve Melendiz Dalyan İzgi hakkında partiyle ilişiklerinin kesilmesi talebiyle disiplin sürecinin başlatıldığını ifade eden Sarı, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç’ın da benzer gerekçeyle kurula sevk edildiğini bildirdi.

Sarı’dan parti değiştiren belediye başkanlarına eleştiri

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Müslim Sarı, bir partinin oylarıyla seçilen belediye başkanlarının daha sonra başka bir partiye geçmesini eleştirdi. Bu tür geçişlerin seçmen iradesi açısından sorun yarattığını savunan Sarı, parti değiştiren belediye başkanlarının görevlerinden istifa etmeleri gerektiği görüşünü dile getirdi. CHP ile Yeni Parti arasındaki siyasi tartışmalara da değinen Sarı, iki parti arasında ideolojik ve politik farklılıkların açık biçimde ortaya konulması gerektiğini söyledi. Parti içindeki görüş ayrılıklarının parti çatısı altında tartışılması gerektiğini savunan Sarı, muhalefet partileri arasında iş birliğinin önemine de vurgu yaptı.