Siyasi figürlerin kararları, başarıları ya da uğradıkları haksızlıklar, kişisel ve ideolojik bakış
açılarına göre çok farklı şekillerde yorumlanır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun uzun siyasi kariyeri ve
özellikle 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimi ile sonrasındaki kurultay dönemi, bu farklı yorumların en
yoğun yaşandığı kesitlerden biridir.
Kemal Kılıçdaroğlu’na haksızlık yapıldığını düşünenler, onun siyasi mirasını ve hamlelerini net
bir duruşla savunmaktadır. Farklı kutuplardaki yapıları “Altılı Masa” çatısı altında bir araya
getirmesinin Türk siyasi tarihi adına tarihi bir uzlaşı adımı olduğunu vurgulayan bu çevreler, seçim
sürecinde maruz kalınan yoğun ve orantısız dezenformasyon kampanyalarına, devlet imkanlarının
adaletsizce kullanılmasına rağmen son derece önemli bir seçmen kitlesinin konsolide edildiğini
ifade etmektedirler.
Partiyi demokratik bir kongreye götürerek genel başkanlığı devretmiş olmasına rağmen, alınan
yenilginin faturasının tamamen kendisine kesilmesi ve siyasi mirasının bu denli yıpratılmak
istenmesi, büyük bir haksızlık ve vefasızlık olarak nitelendirilmektedir.
“Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’nin temelidir, köklü bir çınardır ve herkes için bir baba
ocağıdır.”
Ayrıca; mutlak butlan kararı ile genel başkanlığa geri dönülmesi yönündeki hukuki argümanlar,
partiyi kayyuma bırakmama iradesi, Olağan Kurultay’a götürme süreci ve partide hedeflenen
arınma hamleleri de bu sürecin meşru ve doğru adımları olarak değerlendirilmektedir. Kemal
Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’e yönelik çıkışları ve partiden ayrılma çağrıları da tam olarak bu
eksende anlam kazanmaktadır.
Olağanüstü bir kurultayın mevcut yasalar ve parti tüzüğü çerçevesinde mümkün olmadığını;
ancak yeni seçilen delegelerle yapılacak bir Olağan Kurultay’ın partinin önünü tam anlamıyla
açabileceği savunulmaktadır. Eğer Özel, parti içinde kendisine gerçekten güveniyorsa, 2 milyon üye
içinden seçilecek delegelerle gerçekleştirilecek olan 38. Olağan Kurultay’ın yenilenmesi ve bir nevi
rövanş niteliğinde olması gerektiği yüksek sesle dile getirilmektedir. Son dönemde Kemal
Kılıçdaroğlu’na yöneltilen ağır ve incitici ithamlar ise sert bir dille eleştirilerek kabul edilemez
bulunuyor.
Damla Nalçacıoğlu 21.07.2026

YORUMLAR