Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Sibel Sarı
Sibel Sarı

ZİHİN DE SU GİBİDİR

Bir zamanlar, dağların arasında küçük bir köy varmış. Bu köyde, göl kıyısındaki mütevazı kulübesinde yaşayan yaşlı bir bilge varmış. İnsanlar sık sık ona akıl danışmaya gelir, onun sakinliğine ve huzurlu duruşuna hayran kalırlarmış.

 

Bir gün genç bir adam, öfke ve endişe içinde bilgenin kapısını çalmış.

 

“Hayatım kaos içinde,” demiş. “Her şey üstüme geliyor. Ne yapacağımı bilmiyorum. Lütfen bana yardım et.”

 

Bilge gülümsemiş ve sessizce gölün kenarına doğru yürümüş. Genç adam da onu takip etmiş. O sırada gölün yüzeyi rüzgârın etkisiyle dalgalanıyormuş.

 

Bilge yerden bir çubuk almış ve suyu karıştırmış. Gölün yüzeyi daha da bulanıklaşmış.

 

“Şimdi ne görüyorsun?” diye sormuş.

 

“Hiçbir şey,” demiş genç adam. “Suyun altını göremiyorum.”

 

Bilge cevap vermeden beklemiş. Bir süre sonra rüzgâr dinmiş, suyun yüzeyi sakinleşmeye başlamış. Bulanıklık yavaş yavaş kaybolmuş.

 

“Peki şimdi ne görüyorsun?” diye sormuş yeniden.

 

Genç adam şaşkınlıkla suya bakmış.

 

“Gölün dibindeki taşları bile görebiliyorum.”

 

Bilge gülümsemiş.

 

“Hayat da böyledir. Zihnin kaygıyla, korkuyla ve aceleyle çalkalandığında hiçbir şeyi net göremezsin. Ama biraz durup beklediğinde, sakinleşmek için kendine izin verdiğinde, bulanıklık dağılır. İşte o zaman yolunu daha açık görmeye başlarsın.”

 

Genç adam o gün önemli bir ders almış. Bundan sonra zor zamanlarda hemen tepki vermek yerine önce durmayı, sakinleşmeyi ve düşüncelerinin berraklaşmasını beklemeyi öğrenmiş.

 

Hayat bazen hikâyedeki göl gibi bulanabilir. Her şey üst üste geliyor gibi göründüğünde, umutsuzluğa ya da paniğe kapılmak kolaydır. Ancak tam da böyle zamanlarda, aceleyle karar vermek yerine biraz durmak ve kendinize zaman tanımak en doğru adım olabilir.

 

Çünkü zihin de su gibidir; sakinleştiğinde yolu daha net gösterir.

 

Kendinize şunu hatırlatın:

 

“Bazen ilerlemek için durmak gerekir.”

 

Her zaman hızlanmak, yetişmek ve daha fazlasını yapmak zorunda değilsiniz. Kimi zaman yavaşlamak, dinlenmek ve kendinize alan açmak da yolculuğun önemli bir parçasıdır.

 

Bazen birkaç adım geri çekilmek, üzerinizde yük olan fazlalıkları bırakmak ve nefes almak; aslında daha güçlü bir başlangıca hazırlanmanın en güzel yoludur.

 

Çünkü bahar, sessizce güç toplayan günlerin ardından gelir.”

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER