Ağustos 2026 tarihinde Mekke Es-Safa Sarayı’nda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Antlaşması; bölge jeopolitiğinde ve İslam dünyasında tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanan bu üçlü ittifak, bölgesel güvenlik dengelerinde çok boyutlu sonuçlar doğurabilir. Antlaşmanın en kritik maddesi, NATO’nun 5. Maddesi’ne benzer şekilde; üç ülkeden birine yapılan silahlı saldırının tamamına yapılmış sayılacağı hükmüdür. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın 51. maddesinde yer alan meşru müdafaa hakkına dayandırılmıştır. İçeriği ise savunma sanayisi iş birliği, teknoloji paylaşımı, ortak tatbikatlar, istihbarat paylaşımı ve askerî eğitimi kapsamaktadır. Bu adım, analistler tarafından askerî, finansal ve nükleer teknoloji unsurlarını birleştiren yeni bir bölgesel denge merkezi olarak görülüyor. Dış politikada, özellikle savunma sanayisi konusunda birçok eksikliğe rağmen bu gelişmeyi siyasi bir malzeme olarak görmemek gerektiğini düşünüyorum. Umarım ve temenni ederim ki bu anlaşma, başta ülkemize ve dünya barışına hizmet eder. “Savaştan korunabilmek, savaşı kazanacak kadar güçlü olmaya bağlıdır.” Anlaşmanın ülkemize hayırlı olmasını dilerim. Savaş ve terör konuşmaktan bıktık, usandık. Zor ama inşallah yazmaya, çizmeye gerek kalmaz. Yoksa bu konuda çok dertliyiz: Açma kutuyu, söyletme kötüyü…
Damla Nalçacıoğlu
Açma Kutuyu, Söyletme Kötüyü
YAZARLAR
TÜMÜ
-
Nazif OkumuşHenüz yazısı bulunmuyor -
Tolgahan ErdoğanHenüz yazısı bulunmuyor

YORUMLAR