Gazeteci Mustafa Balbay’ın geçtiğimiz günlerde gündeme getirdiği “CHP kapatılsın, herkes oturacak yepyeni bir yol tutacaktır” şeklindeki çıkışı, siyasi tarihimizin ve muhalefet ettiği açıdan son derece düşündürücü bir tabloyu gözler önüne serdi. Yıllarca köklü bir gelenekle özdeşleşmiş bir ismin bugün geldiği noktada tıkanıklığı aşma reçetesi olarak kendi partisine kapatılmayı adres göstermesi, en hafif tabirle bir basiretsizlik örneğidir. Siyasette çözüm üretemeyenlerin, partisini sandıkta veya tüzük reformlarında yenileyemeyenlerin topu mahkeme koridorlarına veya idari kararlara atması yeni bir durum değil.
Ancak bu zihniyet, 12 Eylül darbecilerinin her şeyi sıfırlayıp baştan başlama hayalperestliğinden farksızdır. Kapatılma kararlarının, yasakların ve darbe artığı hukuki müdahalelerin bu ülkeye ne kadar ağır bedeller ödettiği hafızalarımızda tazeliğini korurken, siyasi tıkanıklıkları bir kapatma kararıyla çözebileceğini sanmak büyük bir yanılsamadır.
Bir siyasi partinin gerçek sahibi ne belirli koltukları işgal eden yöneticilerdir ne de dışarıdan reçete yazan yorumculardır. Bir partinin tasfiyesine veya yenilenmesine karar verecek tek merci sandıktır, seçmenin iradesidir. Partilerin iç dinamikleri, yönetim krizleri veya vizyon eksikliklerini idari bir yasaklama ile aşmaya çalışmak, sorunların çözümünün yerine üzerini örtmek demektir.
Muhalefet var olan sorunları geçici siyasi mühendislikler veya kapatılma senaryoları üzerinden değil; ilkeli siyaset, ortak geleceğe dair somut bir vizyon ve halkın taleplerine yanıt vererek aşmak zorundadır. “Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk ilke ve inkılaplarıyla özdeşleşmiş, cumhuriyet savunucularının kalesidir.
Bu çatı altından birçok insan geldi geçti ama bu çatı dimdik ayakta.” Sandıktan ve demokrasinin evrensel kurallarından umudu kesip “keşke kapatılsaydı” noktasına gelen bir siyaset anlayışının bu ülkeye vaat edebileceği hiçbir yeni yol yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında mevki makam sahibi olmuş insanların yaptıkları tuhaf tuhaf yorumları gördükçe irkiliyorum. Herkesin şunu iyi anlaması lazım: Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk ilke ve inkılaplarıyla özdeşleşmiş, cumhuriyet savunucularının kalesidir. Bu çatı altından birçok insan geldi geçti ama bu çatı dimdik ayakta. Onca badireye rağmen ülkenin her köşesinde bu inanca sahip milyonlar var. Kapatılmasına kimse izin vermez, kimse de kapatamaz. Toplu iğne ucu kadar aklı olan bunu bilir.

YORUMLAR