İzmir’in merkezinde bulunan ve uzun süredir kentin gündeminde yer alan Basmane Çukuru olarak bilinen Ege Dünya Ticaret Merkezi alanı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından satışa çıkarıldı. İhale için açıklanan 75 milyon dolarlık muhammen bedel, alanın geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, satış süreciyle ilgili kamuoyuna yaptığı açıklamada, ihalenin belediyeye ait bir taşınmazın ya da belediyenin haklarının satışı anlamına gelmediğini vurguladı. Açıklamada, satış işleminin TMSF tarafından ilgili şirketlere ait haczedilmiş taşınmazlar ve bunlarla bağlantılı sözleşmeler üzerinden yürütüldüğü belirtildi.
Belediye, ihalenin tarafı olmadığını açıkladı
İzmir Büyükşehir Belediyesinin açıklamasında, “Ege Dünya Ticaret Merkezi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü” adıyla satışa çıkarılan varlıkların belediyeye ait olmadığı ifade edildi. Belediyenin ihalenin satıcısı olmadığına dikkat çekilen açıklamada, sürecin TMSF tarafından yürütüldüğü kaydedildi. İhalenin, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134’üncü maddesi ve ilgili mevzuat çerçevesinde, kamu alacaklarının tahsiline yönelik özel bir satış yöntemi olduğu belirtildi. Belediyeye göre ihale, yalnızca boş bir arsanın satışından ibaret değil; ilgili şirketlerin haczedilmiş malvarlığı unsurlarını ve bunlarla bağlantılı sözleşmeleri de kapsıyor. Açıklamada, ihaleyi kazanacak yatırımcının, ihale ve protokol koşulları doğrultusunda belediyeye karşı yapım, teslim ve tapu işlemlerine ilişkin yükümlülükleri üstlenmesinin öngörüldüğü de bildirildi.
İzmir Büyükşehir yüzde 30’luk hakkının korunacağını belirtti
Belediye ile yüklenici şirketler arasında imzalanan ve TMSF’nin de kamu alacaklısı ve muvafakat eden sıfatıyla katıldığı 10 Eylül 2026 tarihli protokolün temel başlıklarından biri, belediyenin geçmişten gelen yüzde 30’luk hakkının korunması oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, protokolün amacının bu hakkı azaltmak değil, bağımsız ve tapuda güvence altına alınmış bir kamu yapısına dönüştürmek olduğunu açıkladı. Protokole göre, toplam 104 bin metrekarelik emsale esas inşaat alanının yüzde 30’una karşılık gelen 31 bin 200 metrekarelik bölümün, diğer yapılardan fiziksel ve işlevsel olarak ayrılmış bağımsız bir Belediye Hizmet Binası olarak inşa edilmesi öngörülüyor. Belediye, bu düzenlemeyle yüzde 30’luk hakkın yalnızca kâğıt üzerinde kalan bir oran olmaktan çıkarılacağını; mimari proje, yapım süreci, kat irtifakı ve tapu işlemleriyle somut güvenceye kavuşturulacağını bildirdi.
75 milyon dolar belediyenin hakkı için belirlenmedi
Satışta açıklanan 75 milyon dolarlık muhammen bedel de belediyenin açıklamasında özel olarak ele alındı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu tutarın belediyenin yüzde 30’luk hakkına biçilen bir değer olmadığını vurguladı. Açıklamaya göre 75 milyon dolar, TMSF’nin kendi alacaklarını tahsil etmek amacıyla satışa çıkardığı ticari ve iktisadi bütünlük için belirlenen ihale başlangıç değeri niteliği taşıyor. Dolayısıyla belediye, söz konusu rakamın kendi hakkının satış bedeli olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Belediye Hizmet Binası için tapu güvencesi öne çıkıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi açısından temel konunun, protokolde öngörülen bağımsız hizmet binasının yapılması, belediyeye teslim edilmesi ve tapuda takyidatlardan arındırılmış şekilde tescil edilmesi olduğu ifade edildi.

