Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Işık Teoman
Işık Teoman

Küçükköy Hagios Athanasios Kilisesi

Küçükköy Hagios Athanasios Kilisesi;

Kesme taşlı sokakları, Arnavut kaldırımları, kırmızı kiremitli çatıları, güler yüzlü insanlarıyla Kuzey Ege’nin nostaljik beldesi Küçükköy. Sanat, kültür, edebiyat, heykel, el sanatları ve efsane Boşnak böreğiyle ününe ün katıyor. Küçük bir araştırma yaptığımızda, Küçükköylülerin göçtükleri yerlerden et, ot ve hamurdan oluşan zengin bir mutfağını bu şirin beldeye getirdiğini öğreniyoruz.

Göç olgusunun belirleyici olduğu tarihsel süreçte Rum, Boşnak, Adalı ve Serezli gibi farklı kimlikleri bünyesinde barındıran Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı Küçükköy yerleşimi, 19. yüzyıldan günümüze uzanan geçmişini yansıtan zengin bir mimari dokuya sahip. Küçükköy’e ilişkin bilgilere Ayvalık tarihini konu alan çeşitli kaynaklarda rastlamak mümkün. Nitekim 1889 tarihli Karesi Salnamesi’nde Küçükköy, Ayvalık’a bağlı ve nüfusunun büyük çoğunluğu Rumlardan oluşan bir yerleşim olarak tanımlanıyor.

Küçükköy’de Boşnak böreğinin yufkası elle savrularak açılır. Kıymalı, patatesli, peynirli, patlıcanlı, kabaklı, ne çeşit isterseniz, her insanın damak tadına uygun. Potoplika, Rıbisa, Sispara, Papara, Piryan muhteşem lezzetler. Ve Soka denilen, tuzlu ve sütle yapılan biber turşusunun tadı damağımda kokusu burnumda duruyor.

Çok eski yıllarda dağ tepe üzüm bağları ile dolu olduğundan dört şaraphanenin de bulunduğu rivayet edilir. Evler çok heybetli değil, binaların hemen hepsi sarımsak taşından yapılmış. Rumlardan kalma konut yapılarına bakıldığında bugüne kalmış özgün bir mimariden söz edilebiliriz. Küçükköy’de şimdilerde Balkanlar’dan gelen Boşnaklar, ‘Adalı’ tabir edilen Midillililer, ayrıca Serezliler yaşıyor. Güzel olan memleketinden gelenler, geleneklerini bıkmadan yaşatmışlar Küçükköy’de.

Köye adım atınca, köy meydanındaki kahvelerden birinde demli bir çay eşliğinde yorgunluk attıktan sonra bence ilk gezilmesi gereken yerlerden biri de Ayvalık Belediyesi Küçükköy Kent Müzesi olmalı diye düşünüyorum. Öyle güzel bir sunum yapmışlar ki, kapıdan girip, müzeden çıkana kadar tarihini, geçmişini, dününü ve bu günü hem fotoğraflarla hem de o günlerden kalan otantik eşyalar ile seyredip, o yıllara gidip geliyor insan. Savaşlar, göçler, kayıplar, düşman işgali, barış dönemi, geriye göç. Bir film izler gibi gezdim kent müzesini.

Küçükköy’de Rum Ortodoks cemaatine ait olduğu belirtilen ve sayılarının üç ya da dört olduğu ifade edilen kiliselerden günümüze yalnızca yerleşim merkezinde bulunan ve 1840 yılına tarihlenen Hagios Athanasios Kilisesi ulaşabilmiş. Mübadele sonrasında camiye dönüştürülen yapı, günümüzde Küçükköy Merkez Camii adıyla kullanılıyor. Mimari üslup açısından Hagios Athanasios Kilisesi, Ayvalık’taki Taksiyarhis, Hagia Triada ve Kato Panaya kiliseleriyle önemli benzerlikler gösteriyor.

Yapının “U” planlı narteksinin (revaklı giriş holü) alt katı, yöreye özgü biçimde kemerlerle dış mekâna açılıyor. Ön cephede yer alan yedi kemer açıklığı, yan cephelerde dörder kemerle devam ediyor. Narteksin sol köşe bölümünde, diğer benzer örneklerden farklı olarak, gynaikeion (kadınlar mahfili) katına ulaşımı sağlayan kapalı ahşap bir merdiven bulunuyor. Narteksin yöresel kesme taşlarla inşa edilen alt katının üzerinde yer alan ikinci kat (gynaikeion) ise ahşap konstrüksiyonlu.

Alt katı taşıyan payelerin uzantısı niteliğindeki pilasterlerin ayırdığı her bölümde dikdörtgen söveli pencereler yer alıyor. Narteksin yan kollarında pencere düzeni “pencere–kapalı–pencere–kapalı” biçiminde kurgulanmış. Aynı üsluptaki pencereler, narteks kollarının apsise bakan yüzlerinde de görülüyor. Narteksin sağdan ikinci ve üçüncü kemer açıklıkları camlı bir bölme ile kapatılarak bu alanda bir abdest alma mekânı oluşturulmuş.

Narteksten naosa (günümüzde caminin iç mekânına) geçiş, yuvarlak kemerli üç kapı aracılığıyla sağlanıyor. Bu kapılardan ortadaki, yanlardakilere kıyasla daha geniş ve yüksek tutulmuş. Yapının apsisi iptal edilerek bu bölümde bir yan giriş açılmış. Apsisin kaldırılmış olması nedeniyle yan apsislerin varlığı konusunda kesin bir değerlendirme yapmak güç. Yapının üst örtüsü, Ayvalık’taki diğer örneklerde olduğu gibi kırma çatıyla örtülü. “U” planlı narteksin daha alçak kotta yer alan kırma çatısı, transept çatısını andıracak şekilde ana çatıya dik olarak bağlanmış. Naos çatısının orta bölümü ise iç mekânın aydınlatılmasını sağlamak amacıyla yükseltilmiş.

Kendi kalp atışlarınızı duyabilirsiniz

Kilisenin sol yan cephesine bitişik, iki katlı ve uzunlamasına gelişen bir okul yapısı da bulunuyor. Ancak bu yapının inşa tarihine ilişkin kesin bir bilgiye ulaşılamamış. Söz konusu yapı, 2013 yılında “Göç Müzesi” olarak düzenlenmiş ve ziyarete açılmış. Ben buradan ne kadar yazarak anlatmaya kalksam da, Ayvalık’a geldiğinizde mutlaka uğramanız gereken ve keyif alacağınız bir belde Küçükköy, son dönemde açılan butik otelleriyle konaklama şansı da yakalayabilirsiniz. Gece sessizliğini mutlaka yaşamalısınız… Loş sokaklarında gece dolaşmanızı öneririm. O kadar sessiz ki kendi kalp atışlarınızı duyabilirsiniz…

 

Kaynakça

Berrin Akın Akbüber, “Bir Göç Coğrafyasının Kent Dokusundaki İzleri: Küçükköy Tarihine Yönelik Bazı Değerlendirmeler”, Uluslararası Necatibey Eğitim ve Sosyal Bilimler Araştırmaları Kongresi (UNESAK 2018), Balıkesir, s.211.
Bayram Bayraktar, Osmanlı’dan Cumhuriyete Ayvalık Tarihi, Ankara, 2002, s.24.
Berrin Akın Akbüber, “Bir Göç Coğrafyası Küçükköy’ün Tarihine Yönelik Bazı Değerlendirmeler”, Ayvalık Tarihi Üzerine Akademik Çalışmalar Seçkisi, İzmir, 2022, s.299.
[4]Yılmaz Büktel, “U Narteksli Geç Dönem Kiliseleri II: Ayvalık”, IJSHS, 2018; 2 (2), s.79-80.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER