CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, Afyonkarahisar’da yaşanan ve 8 kişinin hayatını kaybettiği olayın ardından yazılı açıklama yaptı.
Hayatını kaybedenler arasında öğretmenler Ayşe Sena Demir ve Hilal Mete’nin de bulunmasına dikkat çeken Gülsever, yaşanan acının derin üzüntü yarattığını belirtti. Hayatını kaybedenlerin ardından geride büyük bir acı ve özlem kaldığını ifade eden Gülsever, “Geride onları bekleyen sevdikleri, öğretmenlerinin sesini özleyecek çocuklar kaldı” dedi.
“Bu ülkede silahlar kimlerin elinde?”
Türkiye’de bireysel silahlanmanın ulaştığı boyuta tepki gösteren Gülsever, insanların evlerinde, sokaklarda, iş yerlerinde ve okullarda can güvenliği endişesi taşımalarının kabul edilemeyeceğini söyledi. Hiçbir husumeti bulunmayan insanları silahla hedef alan bir şiddet anlayışıyla karşı karşıya olunduğunu belirten Gülsever, silahların denetlenmesine ilişkin yetkililere sorular yöneltti. Gülsever, “Bu ülkede silahlar kimlerin elinde? Kaç ruhsatsız silah dolaşıyor? Silah edinme koşulları ne kadar denetleniyor? Daha kaç insanımızın hayatını kaybetmesi gerekiyor? Artık söz değil, somut önlem zamanı!” ifadelerini kullandı.
Bireysel silahlanmaya karşı kapsamlı mücadele çağrısı
Bireysel silahlanmanın önlenmesi için Türkiye genelinde kapsamlı bir mücadele başlatılması gerektiğini vurgulayan Gülsever, ruhsatlı ve ruhsatsız silahların envanterinin çıkarılmasını istedi. Ruhsatsız silahların toplanması ve silah kaçakçılığıyla etkin mücadele edilmesi gerektiğini belirten Gülsever, silah ruhsatı verilme koşullarının da ağırlaştırılmasını talep etti. Mevcut ruhsatların düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden CHP’li Gülsever, vatandaşların silahlara erişimini azaltacak caydırıcı yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini istedi. Gülsever ayrıca silahlı şiddetin yalnızca güvenlik tedbirleriyle önlenemeyeceğine işaret ederek sosyal, psikolojik ve toplumsal politikaların da güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
“Devletin görevi ölümleri önleyecek tedbirleri almaktır”
Can güvenliğini sağlamanın devletin temel sorumluluğu olduğunu vurgulayan Gülsever, yaşanan olayların ardından yapılan açıklamaların yeterli olmadığını belirtti. Çocukların, kadınların, öğretmenlerin, emekçilerin ve sıradan vatandaşların yaşamlarından endişe duyduğu bir ortamın ciddi bir kamu güvenliği sorununa işaret ettiğini ifade eden Gülsever, önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Gülsever, “Devletin görevi, insanlar öldürüldükten sonra açıklama yapmak değil; insanların öldürülmesini önleyecek tedbirleri almaktır” diyerek yetkililere sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulundu.
“Silahların gölgesinde değil, yaşam hakkının güvencesinde yaşamak istiyoruz”
Hayatını kaybedenlerin ardından yalnızca yas tutmanın yeterli olmadığını belirten Gülsever, benzer olayların tekrar yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınmasını ve sorumluların hesap vermesini istedi. Şiddet, cezasızlık ve denetimsiz silahlanmaya karşı mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Gülsever, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Silahların gölgesinde değil, yaşam hakkının güvencesinde bir ülkede yaşamak istiyoruz. Şiddete, cezasızlığa ve denetimsiz silahlanmaya karşı susmayacağız!”
Gülsever, hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diledi.

