Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, seçim gündemine ilişkin yaptığı açıklamalarda “erken seçim” tartışmalarının mevcut anayasal sistemle örtüşmediğini savundu. Uçum, seçimlerin yenilenmesi kavramının doğru çerçeve olduğunu vurgulayarak tartışmaların hukuki zeminde ele alınması gerektiğini ifade etti.
Uçum, mevcut sistemde seçimlerin beş yıllık sabit süreyle yapıldığını ancak bu sürenin bazı şartlarda seçimlerin yenilenmesi kararıyla değişebileceğini belirtti. Bu durumun siyasi anlamda “erken seçim” olarak yorumlanabildiğini ancak hukuki karşılığının farklı olduğunu dile getirdi. Açıklamada, seçimlerin yenilenmesi kararının hem Cumhurbaşkanı hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından belirli çoğunluklarla alınabileceği ifade edildi.
2028 vurgusu: Olası seçim takvimi gündemde
Uçum’un değerlendirmelerinde dikkat çeken en önemli başlıklardan biri ise olası seçim tarihi oldu. Mevcut anayasal çerçevede seçimlerin olağan koşullarda 2028 yılında yapılmasının beklendiğini ifade eden Uçum, sürecin 2027’nin son çeyreği ile 2028’in ilk ayları arasında şekillenebileceğini söyledi. Bu kapsamda 16 Nisan 2028 tarihinin de teknik olarak mümkün bir seçim günü olabileceği değerlendirildi.
Erdoğan’ın adaylığı tartışması
Uçum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için anayasa değişikliğine ihtiyaç bulunmadığını belirtti. Mevcut sistemde seçimlerin yenilenmesi kararı alınması halinde istisnai adaylık yolunun açılabileceğini ifade etti. Bu durumun tamamen TBMM’nin alacağı karara bağlı olduğu ve sürecin siyasi irade ile şekilleneceği vurgulandı.
“Erken seçim tartışması gerçekçi değil” mesajı
Açıklamada, Türkiye’nin mevcut siyasi ve bölgesel koşulları dikkate alındığında erken seçim tartışmalarının somut bir karşılığının olmadığı görüşü öne çıktı. Uçum, sistemin işleyişi açısından olağanüstü bir durum bulunmadığını belirterek tartışmaların daha çok teorik düzeyde kaldığını ifade etti.
