Kapalıçarşı’da faaliyet gösteren bazı döviz büroları üzerinden yürütülen kara para aklama soruşturmasında hazırlanan iddianamede dikkat çeken ayrıntılar yer aldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan dosyada, 504 şüpheli hakkında çeşitli suçlardan dava açılması talep edilirken, suçtan elde edilen gelirlerin organize bir yapı aracılığıyla finansal sisteme sokulduğu öne sürüldü. İddianamede yaklaşık 40 milyar liralık para hareketinin “M80” isimli dijital altyapı üzerinden takip edildiği ve suç gelirlerinin sistematik şekilde yönlendirildiği iddia edildi.
Soruşturma kapsamında 36’sı firari, 134’ü tutuklu olmak üzere toplam 504 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi. İstanbul merkezli 12 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda, Kapalıçarşı’da faaliyet gösteren bazı döviz şirketleri üzerinden kurulan organizasyonun, çok sayıda paravan şirket aracılığıyla kara para akladığı öne sürüldü. Operasyonlarda çok sayıda taşınmaz, araç ve şirkete yönelik de el koyma işlemi gerçekleştirildi.
Örgüt yöneticileri hakkında ağır hapis istemi
İddianamede firari şüpheli Türker Ak’ın suç örgütünün elebaşı, tutuklu Murat Dönmezoğlu’nun ise örgüt yöneticisi olduğu iddia edildi. İki şüpheli hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından 15 yıldan 34 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.
MASAK raporu profesyonel sistemi ortaya koydu
Dosyada yer alan MASAK raporunda, kara para aklama faaliyetlerinin münferit olaylardan ibaret olmadığı, Türkiye genelinde organize şekilde yürütüldüğü öne sürüldü. Rapora göre, Forex yatırım dolandırıcılığı, yasa dışı bahis ve çeşitli nitelikli dolandırıcılık suçlarından elde edilen gelirlerin profesyonel bir finansal ağ üzerinden aklandığı iddia edildi.
Türkiye genelinde 1112 iddianame hazırlandı
İddianamede aynı yöntemle gerçekleştirildiği değerlendirilen dolandırıcılık faaliyetlerine ilişkin Türkiye genelinde 1112 ayrı iddianame hazırlandığı bilgisine yer verildi. Dosyada, uygulanan yöntem nedeniyle binlerce kişinin mağdur olduğu değerlendirmesi yapıldı.
TOGG ve kurumsal markaların isimleri kullanıldı
Soruşturma kapsamında şüphelilerin çok sayıda farklı dolandırıcılık yöntemi kullandığı iddia edildi. İddianamede, TOGG ön sipariş sistemi, BİMCELL ödeme ekranı, araç sigortası yenileme sayfaları, GSM operatörleri ve çeşitli kurumsal firmalara ait internet sitelerinin birebir kopyalanarak sahte ödeme ekranları oluşturulduğu öne sürüldü. Ayrıca internet üzerinden araç satışı, villa ve bungalov kiralama, elektronik ürün satış ilanları gibi farklı yöntemlerle vatandaşların dolandırıldığı iddia edildi.
40 milyarlık para trafiği “M80” sistemiyle takip edildi
Soruşturmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise “M80” isimli dijital altyapı oldu. İddianamede, yaklaşık 40 milyar liralık para hareketinin bu sistem üzerinden takip edildiği, sisteme giren her para transferinin kişi ve şirket hesaplarına sistematik şekilde işlendiği öne sürüldü. Bu yapı sayesinde suç gelirlerinin farklı hesaplar üzerinden yönlendirilerek izinin kaybettirilmeye çalışıldığı iddia edildi.
Farklı meslek kimlikleri
Dosyada yer alan bilgilere göre, şüphelilerin mağdurlarla iletişim kurarken yatırım danışmanı, banka görevlisi, polis, savcılık personeli, sigorta temsilcisi, marka tescil uzmanı ve kripto para platformu çalışanı gibi farklı kimliklerle kendilerini tanıttıkları iddia edildi. Ayrıca iş vaadi, evden çalışma sistemi, çekiliş ve ödül kampanyaları gibi yöntemlerle mağdurların kandırıldığı öne sürüldü.
Organizasyonun zamanla büyüdüğü iddia edildi
İddianamede, ilk etapta sınırlı ölçekte faaliyet gösterdiği değerlendirilen yapının zaman içerisinde yasa dışı bahis ve yatırım dolandırıcılığı gelirlerinin de sisteme dahil edilmesiyle büyük bir organizasyona dönüştüğü ifade edildi. Şirket sahibi olarak gösterilen kişilerin ise çoğunlukla ekonomik durumu zayıf, iş arayan veya çevrelerinden ulaşılan kişiler arasından seçildiği öne sürüldü. Hazırlanan iddianame değerlendirilmek üzere İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.
