BOLU Belediyesi’ne yönelik ‘irtikap’ soruşturması kapsamında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı.
Duruşmaya, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi aracılığıyla cezaevinden katılan Özcan, “Bu yargılamanın, belediyeye yapılan operasyonların sebebi de Tanju Özcan’ı bitirmek. Bir plan ve senaryo var. Bu planı kim yaptı bilmiyorum” dedi.
“Burada bir tiyatro sergileniyor”
Davada suç ve suçlunun bulunmadığını savunan Özcan, “MASAK raporu herkesi akladı. Burada bir tiyatro sergileniyor. Sayın mahkemenin de bu oyunu bozacağını düşünüyorum. İleride vicdanınızı rahatsız edecek bir karar vermeyin” ifadesini kullandı.
Oğluna seslendi: Boğazından haram lokma geçmedi
Özcan, salonda bulunan oğluna seslenerek, “Haram lokma ile büyümüş insanlar değiliz. ‘Babam bana haram lokma yedirmemiş’ diyeceksin. Bugün senin istediğin gibi umduğun gibi bir karar çıkmayacak olabilir. Ne karar çıkarsa çıksın dimdik dur. Senin boğazından haram lokma geçmedi. Haram olacak bir para da cebine girmedi.”
Karar açıklandı
Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Tanju Özcan, eski BolSev yöneticisi Ali Sarıyıldız ve belediye başkan yardımcılığı görevinden uzaklaştırılan Süleyman Can’ı, ‘zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap’ suçundan 7 yıl 3 ay 15’er gün hapisle cezalandırdı. Özcan ve Can’a 4’er yıl boyunca ‘siyasi yasak’ getiren heyet, Sarıyıldız’ın 4 yıl boyunca ‘belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına’ ve 3 sanığın da tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Özcan ve Sarıyıldız hakkında ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçundan ‘etkin pişmanlık hükümleri’ uygulanarak her bir mağdur yönünden ayrı ayrı 1 yıl 15 gün ile 1 yıl 8 ay arasında hapis ve adli para cezası veren heyet, Sarıyıldız hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kararlaştırdı, Özcan’ın cezasını erteledi. Heyet, 2 sanığın da bu suçtan tahliyesine hükmetti.
Heyet, Özcan ve Sarıyıldız’ın ‘5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun’a muhalefet’ ile ‘rüşvet’ suçlarını işledikleri sabit olmadığından beraatlerine hükmetti.
Mahkeme heyeti, sanık Hakan Yılmaz’a ‘irtikap’ suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezası verdi ve 3 yıl boyunca ‘belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasını’ ve ‘konutu terk etmeme’ şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasını kararlaştırdı.
Sanık Naim Ayhan’ı ‘rüşvet’ suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptıran ve 3 yıl boyunca ‘belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasını’ kararlaştıran heyet, sanık Mustafa Altındal’ı ‘nüfuz ticareti’ suçundan 2 yıl 11 ay hapisle cezalandırdı ve hükümle tahliye etti. Heyet, sanığın ‘icbar suretiyle irtikap’ suçundan ise beraatine hükmetti.
Heyet, sanık Cihan Tutal’ı ‘ruhsat olayı’ kapsamında ‘yalan tanıklık’ suçundan 2 yıl 1 ay ve ‘suçluyu kayırma’ suçundan 1 yıl 8 ay hapisle cezalandırdı, ‘suçluyu kayırma’ suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlaştırıldı.
Sanık Adem Beraber’i ‘suçluyu kayırma’ suçundan 1 yıl 8 ay hapisle cezalandıran mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kararlaştırdı.
Hapis cezalarında ‘takdiri indirim nedenlerini’ uygulayan mahkeme heyeti, 11 sanığın tüm suçlardan beraatine, bazı sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi.
‘İrtikap’ davası
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Bolu Belediyesine yönelik 28 Şubat’ta başlatılan “irtikap” soruşturması kapsamında 19 kişi gözaltına alındı. Tanju Özcan, başkan yardımcıları Süleyman Can ve Leyla Beykoz, belediye meclis üyeleri Cihan Tutal ve Aydan Özdemir, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve BolSev yöneticisi Ali Sarıyıldız tutuklandı, itiraz üzerine Beykoz ve Özdemir adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
‘Rüşvet’ operasyonu kapsamında tutuklanan Bolu Köroğlu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi ile Bolu Manavlar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal’ın dosyası da bu dosyayla birleştirildi.
Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 178 sayfalık iddianamede, Tanju Özcan’ın her bir mağdura yönelik eylemi nedeniyle 6 kez ‘icbar suretiyle irtikap’, 3 kez ‘irtikaba teşebbüs’, 34 kez ‘nitelikli dolandırıcılık’ ve 1 kez ‘rüşvet’ suçlarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Süleyman Can’ın 5 kez ‘icbar suretiyle irtikap’ ve 2 kez ‘irtikaba teşebbüs’ suçundan toplam 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar, Ali Sarıyıldız’ın 6 kez ‘irtikap suçuna yardım’, 3 kez ‘irtikap suçuna yardıma teşebbüs’ ve 34 kez ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçlarından toplam 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezasına mahkum edilmesi istendi. İddianamede, diğer sanıklar hakkında da bu suçlardan değişen sürelerde hapis cezası talebinde bulunuldu.
Yapılan ilk duruşmada, Tanju Özcan, Ali Sarıyıldız, Mustafa Altındal ve Süleyman Can’ın tutukluluk halinin devamına, Naim Ayhan ve Cihan Tutal’ın ise tahliyesine karar verildi.
Tutuksuz sanıklar belediye meclis üyesi A.D. ve Bolu Belediye Başkan Yardımcısı L.B’ye uygulanan adli kontrol tedbir kararlarının, yurt dışına çıkış yasağı hariç kaldırılmasına hükmedildi.
Esas hakkındaki mütalaada istenen cezalar
Davanın 25 Eylül’deki duruşmasında, esasa ilişkin mütalaa mahkemeye sunuldu. Mütalaada, Tanju Özcan için 32 mağdura karşı ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçundan etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak, ‘zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap’, ‘icbar suretiyle irtikap’, ‘icbar suretiyle irtikaba teşebbüs’ ve ‘rüşvet alma’ suçlarından toplam 69,5 yıldan 217 yıla kadar hapsi talep edildi.
Diğer 18 sanık hakkında da ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçundan etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak, ‘zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap’, ‘icbar suretiyle irtikap’, ‘icbar suretiyle irtikaba yardım’, ‘yalan tanıklık’, ‘suçluyu kayırma’ ve ‘rüşvet’ suçlarından değişen oranlarda hapis cezası talep edilmişti.
Tanju Özcan neyle suçlanıyordu?
Mütalaada, dava kapsamında ‘marketler’, ‘ruhsat’, ‘kurban’, ‘hak ediş’, ‘beton’ ve ‘kafe’ olmak üzere farklı olaylara ilişkin değerlendirmelere yer verildi. Mütalaada, Boluyu Seviyorum Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının (BolSev) iştiraki olan BolSev Eğitim ve Yardım Ticaret Anonim Şirketine (Bolsev AŞ) gelir sağlamak amacıyla Bolu Belediyesi ile kentte faaliyet gösteren bazı marketler arasında reklam sözleşmeleri yapılmasının amaçlandığı, süreçte tutuklu sanıklar Tanju Özcan ile eski Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can’ın market temsilcileriyle görüştüğü kaydedildi.
Belediyede gerçekleştirilen toplantıda market temsilcilerine reklam sözleşmesi teklif edildiği, bazı market temsilcilerinin teklifi yüksek bulduğu ve reklam ihtiyacı olmadığını ifade ettiği aktarılan mütalaada, Özcan’ın bunun üzerine tehdit ve baskı içerdiği öne sürülen ifadeler kullandığı iddia edildi.
Mütalaada, reklam sözleşmesini kabul etmeyen marketlere yönelik daha sonra zabıta tarafından denetimler gerçekleştirildiği, bazı işletmelere idari yaptırımlar uygulandığı anlatılarak, BİM, Nuhmar/1N, Carrefoursa ve Avantaj marketlerin daha sonra reklam sözleşmesini imzaladığı bilgisine yer verildi.
Bu kapsamda BİM’den 6 milyon 84 bin, Nuhmar/1N’den 1 milyon 800 bin, Carrefoursa’dan 540 bin ve Avantaj marketlerden 288 bin lira olmak üzere toplam 8 milyon 712 bin liralık menfaat sağlandığı öne sürülen mütalaada, A101 ve ŞOK’un ise reklam sözleşmesi imzalamadığı ifade edildi.
Marketlere yönelik eylemlerin ‘zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap’ suçunu oluşturduğu savunulan mütalaada, tutuklu sanıklar Özcan, Can ve eski BolSev yöneticisi Ali Sarıyıldız ile tutuksuz sanıklar Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü N.A, eski Zabıta Müdürü H.Y, Belediye Meclis üyeleri E.T, B.Ö. ve C.G, Belediye Meclis Üyesi ve Encümen Başkanı H.E.S, Dönemin İnsan Kaynakları Müdürü M.A. ile belediye ve BolSev personeli M.Y.B, S.P. ve T.A’nın cezalandırılmaları talep edildi.
Aynı mütalaada, kentte müteahhitlik yapan N.G’den, belediye ile işlerinin yürütülmesi karşılığında toplam 2 milyon 500 bin lira istendiği, bunun 1 milyon lirasının nakit, 1 milyon 500 bin lirasının ise çek yoluyla ödendiği, söz konusu ödemelerin daha sonra farklı hesaplar üzerinden iade edildiği ileri sürüldü. Mütalaada, bu olaya ilişkin Özcan ve Can’ın ‘icbar suretiyle irtikap’, Sarıyıldız’ın ‘icbar suretiyle irtikapa yardım’, Belediye Meclis Üyesi C.T’nin ‘suçluyu kayırma’ ve ‘yalan tanıklık’, Sarıyıldız’ın ortağı ve BolSev’in muhasebecisi A.B. hakkında ise ‘suçluyu kayırma’ suçlarından cezalandırması istendi.
BolSev’in 2025’te kurban bağışı hesabına 34 bağışçı tarafından 65 hisse karşılığı 845 bin lira yatırıldığı aktarılan mütalaada, vakfın kayıtlarında bu parayla kurban satın alındığı veya kesildiğine ilişkin herhangi kayıt bulunmadığı belirtildi. Mütalaada, kurban kesme amacı bulunmamasına rağmen ‘kurban bağışı’ adı altında ilanlar verilerek vatandaşların dini inanç ve duygularının istismar edildiği savunularak, Özcan, Sarıyıldız, eski Bolu Belediye Başkan Yardımcısı L.B. ve Belediye Meclis Üyesi A.Ö’nün, haklarında mağdur zararlarının giderilmiş olması nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçundan cezalandırmaları talep edildi.
100. Yıl Cumhuriyet Parkı yapım işini üstlenen şirketin yetkilisi H.V.A’nın hak edişlerinin ödenmesinde sorun yaşamamak amacıyla BolSev’e yardım yapmayı kabul ettiği bilgisine yer verilen mütalaada, hak edişlerden toplam 3 milyon lira kesilerek vakıf hesabına aktarıldığı, ayrıca 7 milyon 500 bin liralık reklam sözleşmesi yapıldığı ifade edildi. Özcan ve tutuksuz sanık Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü N.A’ın fikir ve eylem birliği içerisinde ‘icbar suretiyle irtikap’ suçunu işlediği, Sarıyıldız’ın da “yardım eden” sıfatıyla suça iştirak ettiği savunulan mütalaada, sanıkların cezalandırılmaları talep edildi.
Mütalaada, kentteki 150 yataklı Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi inşaatını üstlenen firmanın yetkilisinin betonun Bolu Bel A.Ş’den alınması yönünde baskıya maruz kaldığını söylediği öne sürülerek, farklı beton santrali kurma girişiminin ardından belediye tarafından çeşitli yaptırımlar uygulandığı iddialarına yer verildi. Mütalaada, Özcan’ın “başka bir yerden beton alamazsınız, size beton santrali kurdurtmam, betonu bizden alacaksınız” ifadesinin mağdur üzerinde baskı oluşturduğu ve beton alımı gerçekleşmediği için eylemin “teşebbüs aşamasında kaldığı” kaydedildi.

