İlçemizde siyaset hızlandı.
Eleştiriler, açıklamalar, cevaplar.
Bu defa tartışmanın odağında Muhtarlar ve yapıldığı iddia edilen “Baskılar” var.
Belediye Başkanı hedef alınarak Muhtarlar üzerinden eleştiriliyor. Eleştiri demokratik hayatın olmazsa olmazı doğal bir parçasıdır.
Ancak, eleştiriler karşısında Halkımızın da eleştirilerin mahiyeti hakkında soru sorma hakkı vardır.
Siyasette iddia önemlidir. Ama iddianın somut bir karşılığının bulunması daha önemlidir. Aksi halde iddia ve arkasından gelen tartışmalar gerçeği ortaya çıkarmaktan uzaklaşır.
Herkes kendi siyasi penceresinden değerlendirmesi her zaman gerçeği yansıtmaz.
Somut deliller ortaya konmazsa halk;
“Belediye başkanının muhtarlarla görüşmesi neden sorun olsun?
Muhtar, Mahallenin seçilmiş temsilcisidir. Mahallesinin yolunu, temizliğini, altyapısını, eksiklerini ve ihtiyaçlarını belediyeye anlatması kadar doğal ne olabilir?” Belediye Başkanının görevi de bunları dinlemek ve imkanları ölçüsünde sorunlara çözüm üretmektir.” Diyerek iddia sahiplerinin sorgular…
Bu görüşmeler sırasında gerçekten bir muhtara siyasi baskı yapılmışsa, elbette ortaya konulmalıdır. Kimse de bundan rahatsız olmaz,Bana göre baskının karşısında durmak, siyasi kimliğe göre olmaz.
Somut yaşanmış bir baskı yoksa, Belediye–Muhtar görüşmesini “Baskı” olarak görmek, siyasetin kavramlarının tükenmesine yol açar.
Ben kimsenin sözcülüğünü yapmıyorum. Her kim olursa olsun doğrusunu göklere çıkarmak, yanlışını da yerin dibine indirmek benim idealimdir. Seven sever sevmeyen sevmez ama ben herkesi insan olarak severim…
Siyasette, bir partiye oy veririm ama her partiyi doğruları ve yanlışları ile aynı terazide tartarım. Benim tarafım bir siyasi parti değil, tüm Torbalı Halkıdır.
Bence bugün asıl konuşmamız gereken de budur.
Siyasetçiler birbirlerine daha sert sözler söyleyerek ne Torbalı’nın yolunu düzeltebilir ne vatandaşın geçim sıkıntısını çözebilir ne de ilçenin geleceğine katkı sağlayabilir.
*Vatandaş sonuç görme ve kendisine ilçesine hizmet edilmesini istiyor.
*Adalet, şeffaflık ve hesap verebilirlik istiyor.
Bu nedenle herkes aynı ölçüye tabi olmalıdır.
Belediye de denetlenmelidir, iktidar da, muhalefet de. Bir yerde baskı varsa karşı çıkılmalıdır. Bir yerde yanlış varsa ortaya konulmalı, bir hizmet varsa da sırf siyasi nedenlerle görmezden gelinmemeli, Kamu hizmetleri bir partinin şahsi malı gibi görülmemelidir.
Devletin ve Belediyenin hizmeti vatandaşın hakkıdır. Muhtar da vatandaşın seçtiği, Devlet, Belediye ve Halk arasındaki bir temsilcidir.
Bunu unuttuğumuz anda siyaseti hizmet yarışından çıkarıp güç mücadelesine dönüştürürüz.
Torbalı’nın ise böyle bir mücadeleye değil, akılcı bir siyasete ve ciddi bir denetime ihtiyacı var.
Bugün söylenenleri yarın unutabiliriz.
Ama yapılan hizmeti de yapılmayan hizmeti de vatandaş unutmaz.
İşte bu yüzden siyasetçinin de, gazetecinin de, hepimizin ölçüsü aynı olmalı:
*İddia varsa belge.
*Yanlış varsa eleştiri.
*Hizmet varsa hakkını teslim etmek. Gerisini zaman gösterir.
Son sözü ne siyasi açıklamalar ne de karşılıklı polemikler söyler, her zaman olduğu gibi son sözü, zamanı geldiğinde Torbalı halkı söyler.
11 Eylül 2026
ESEN KALINIZ

YORUMLAR