TARİHİ DOĞRU OKUMAK
Tarih, çoğu zaman bugünün kavgasına malzeme yapılır.
Kimileri geçmişi bütünüyle yüceltir, kimileri ise bütünüyle mahkûm eder.
Oysa tarih ne alkış bekler ne de yuhalanmak ister.
Tarih, anlaşılmayı bekler.
Bugün yüz yıl önce alınan kararları konuşuyoruz. -Cumhuriyetin kuruluşunu, -Osmanlı’nın son dönemini, -Yapılan inkılapları,
-Yapılan hataları tartışıyoruz.
Fakat çoğu zaman önemli bir soruyu unutuyoruz;
“Bir dönemi yargılamadan önce,
o dönemin insanları hangi şartlar altında karar veriyordu?”
“Savaşlardan çıkmış, yoksullukla mücadele eden, işgal görmüş bir Milletin yöneticileri hangi kaygılarla hareket etti?”
“Osmanlı’nın son döneminde devlet adamları hangi çıkmazların içindeydi?”
“Cumhuriyet hangi sorunlara çözüm arıyordu?”
Yukarıda sıralanan sorulara cevap aramadan yapılan her değerlendirme, eksik kalmakta, tartışma ortamına ve toplumun ayrışmasına hizmet etmektedir.
Tarihi dürüst okumak; sevdiğimiz kişilerin hatalarını görebilmek, eleştirdiğimiz kişilerin doğrularını da teslim edebilmektir.
Çünkü hakikat, çoğu zaman sloganların değil, ayrıntıların içinde saklıdır.
Geçmişe bugünün gözlüğüyle bakmak çok kolay ve zahmet gerektirmez.
Zor ve zahmetli olan, o günün şartlarını anlamaya çalışmaktır.
İşte tarih bilinci de burada başlar.
Gülün güzelliğine hayran kalmak kadar dikenini görmek,
Dikenine bakarken de gülün kokusunu unutmamak gerekir.
Tarih;
Taraf olmak için değil, İbret almak için okunmalıdır. 10 Haz. 2026
ESEN KALINIZ…
GÜL DİKENİ
Feyzullah TURAN

YORUMLAR