Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Damla Nalçacıoğlu
Damla Nalçacıoğlu

Emekli Maaşlarında Reform Bekleniyor

Düşük emekli maaşları, hem ekonomik parametreleri hem de son derece kritik insani boyutları
barındıran, toplumun en hassas meselelerinin başında gelmektedir. Emeklilik dönemi, insanların hayatının
son evresine yaklaştığı, zamanın kıymetini en iyi anladığı ve bu dönemi huzurla değerlendirmek
isteyeceği özel bir kesimi temsil eder. Bu insanların insanca ve onurlu bir şekilde yaşaması, tüm toplumun
üzerinde mutabık kaldığı, adeta ortak bir vicdani kabul gösterdiği ender konulardan biridir. Dolayısıyla
emekli maaşlarının adil ve insani bir seviyede belirlenmesi, genel toplumsal huzur ve refahın tesisi için
hayati bir önem taşımaktadır.
Bugün gelinen noktada, emekli maaşları arasındaki dengesizlik, en az taban maaşların düşüklüğü
kadar kitleleri huzursuz ve mutsuz etmektedir. Yıllarca aynı kulvarda dirsek çürütmüş, aynı işi yapmış ve
benzer primleri ödemiş insanlar arasında bugün oluşan derin uçurum, toplumdaki temel adalet duygusunu
derinden zedelemektedir. Belli dönemlerde plansızca yapılan yasal düzenlemeler ve aylık bağlama
oranlarındaki radikal değişiklikler, maalesef sistemin kimyasını ve dengesini bütünüyle bozmuştur.
Son dönemlerde özellikle yüksek enflasyonun yarattığı tahribatı ortadan kaldırmak ve en düşük
emekli maaşını korumak amacıyla hayata geçirilen “taban ücret” uygulamaları ile seyyanen zamlar, ne
yazık ki kalıcı bir çözüm üretmemiştir. Aksine, bu adımlar daha yüksek prim ödeyen diğer emeklilerde
ciddi bir cezalandırılma duygusu yaratmıştır. Konuyu daha somut bir şekilde ortaya koyabilmek adına,
yakınım olan bir emekli büyüğümün şu haklı serzenişini aktarmak isterim:
“Benim maaşım, eskiden en düşük emekli maaşının tam iki katı düzeyindeydi. Ancak sadece en
düşük emekli maaşı grubuna yapılan taban fiyat düzenlemeleri ve seyyanen artışlar sebebiyle,
zamanla ben de en düşük emekli maaşı alanlar grubuna dahil oldum. Şimdi sormak istiyorum:
Yıllarca daha fazla prim ödeyen bana yazık değil mi? Benim gasp edilen hakkım ne olacak?”
Bu feryat, aslında milyonlarca emeklinin ortak sesidir. Sözün özü; palyatif tedbirlerle günü kurtarmak
yerine, tüm aktörleri kapsayan köklü bir sistem reformuna ihtiyaç vardır. Atılacak adımlarla emekli maaş
kat sayıları yeniden adil bir eksene oturtulmalı ve tüm emeklilerimizin insanca, kimseye muhtaç olmadan
yaşayabileceği ekonomik şartlar ivedilikle kavuşturulmalıdır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER