GÜL DİKENİ Feyzullah TURAN
“Üslup, insanın aynasıdır. Kırıcı sözler, muhatabından önce söyleyenin karakterini ele verir.”
ANADOLU’NUN MAYASINA ZEHİR KATMAYALIM
Son günlerde siyasette kullanılan bazı ifadeleri büyük bir üzüntüyle takip ediyorum. Çünkü insanın gerçek seviyesi, en çok öfkelendiği anda kullandığı dille ortaya çıkar.
Elli altı yıldır ülkücü hareketin içinde bulunmuş bir kardeşiniz olarak, nice siyasi mücadelelere, ayrılıklara ve fikir tartışmalarına şahit oldum. Fakat hiçbir zaman, aynı milletin evlatlarını birbirine düşman edecek bir dilin ülkeye fayda getirdiğini görmedim.
Demokrasi, farklı fikirlerin yarıştığı bir zemindir. Elbette siyasetçi eleştirilir, düşünceleri sorgulanır, yanlışları dile getirilir. Ancak eleştiri; hakarete, küçümsemeye ve kişilikleri hedef alan ifadelere dönüştüğünde, kaybeden sadece muhatabı değil, toplumun ortak vicdanı olur.
Bugün kullanılan sert ve kırıcı sözler, yalnızca hedef alınan kişiyi incitmez. Aynı davaya gönül veren insanları da birbirinden uzaklaştırır. Oysa Anadolu’nun mayası; kinle değil, kardeşlikle yoğrulmuştur. Bu topraklar, farklı düşünen insanların birbirini düşman görmesiyle değil; ortak değerlerde buluşmasıyla ayakta kalmıştır.
Ülkücülük; sadece cesaret değil, aynı zamanda ahlak, vakar ve sorumluluktur. İnandığı davaya güvenen insan, öfkesini değil, irfanını konuşturur. Çünkü güçlü karakter, hakaret ederek değil; nezaketini koruyarak kendini gösterir.
Bugün hepimize düşen görev, ayrılıkları büyütmek değil; ortak değerlerimizi çoğaltmaktır. Siyasi rekabet geçicidir. Partiler değişir, makamlar değişir, isimler değişir. Ama millet kalır, devlet kalır, kardeşlik kalır.
Gelin, birbirimizi inciten sözleri değil, birbirimizi anlayan cümleleri çoğaltalım. Çünkü bu vatan hepimizin, bu bayrak hepimizin ve bu gelecek hepimizin ortak emanetidir.
Hakaretin kazananı olmaz; Kardeşliğin de kaybedeni yoktur.
30 Haziran 2026
ESEN KALINIZ.🌿

YORUMLAR