Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yaşar Seyman’dan 2027 bütçesine kültür ve sanat eleştirisi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Seyman, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2027 yılı bütçesinde sanatçılara, bağımsız tiyatrolara, yazarlara ve kültür emekçilerine ne kadar kaynak ayrıldığını sorguladı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Seyman, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın

CHP Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Seyman, partisinin genel merkezinde yaptığı açıklamada Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2027 yılı bütçesini değerlendirdi. Bütçelerin yalnızca gelir ve gider kalemlerinden ibaret olmadığını belirten Seyman, kaynak dağılımının iktidarın topluma, emeğe ve sanata bakışını ortaya koyduğunu söyledi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür” sözünü hatırlatan Seyman, Cumhuriyet’in kültür ve sanat alanındaki hedeflerinin mevcut politikalarla yeterince karşılanamadığını savundu. Seyman, bütçenin çocuklardan sanatçılara, yazarlardan kültür emekçilerine kadar toplumun farklı kesimlerinin ihtiyaçlarını gözetmesi gerektiğini ifade etti.

95 milyar liralık bütçede sanatçının payı ne kadar?

Kültür ve Turizm Bakanlığı için 2027 yılında yaklaşık 95 milyar liralık ödenek önerildiğini belirten Seyman, bütçedeki artışın tek başına yeterli bir gösterge olmadığını dile getirdi. Asıl değerlendirilmesi gereken konunun, ayrılan kaynağın ne kadarının doğrudan kültür ve sanat üretimine ulaştığı olduğunu söyledi. Bağımsız tiyatroların, yazarların, çevirmenlerin, müzisyenlerin ve yerel kültür çalışmalarının bütçeden nasıl yararlanacağının açıklığa kavuşturulmasını isteyen Seyman, çocukların kitaplara ve sanat etkinliklerine erişiminin de öncelikli olması gerektiğini kaydetti. Seyman, bir tiyatro topluluğunun salon kirasını karşılayamadığı, bir yazarın kitabından geçinemediği ve çocukların kitap alamadığı bir ortamda ciddi bir kültür politikası sorunu bulunduğunu belirterek bütçe başarısının toplumsal etkiler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Kültür ve sanat ideolojik baskı altında tutulamaz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte kültürel hegemonya kurma konusunda başarı sağlanamadığı yönündeki değerlendirmelerini de ele alan Seyman, kültür ve sanatın siyasi ideolojilerin aracı haline getirilmesine karşı çıktı. Kültür alanının herhangi bir partinin arka bahçesi olarak görülemeyeceğini söyleyen Seyman, sanatın kitleleri yönlendirmek amacıyla kullanılmasının yanlış bir yaklaşım olduğunu savundu. Türkiye’nin çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapan bir coğrafya olduğuna işaret eden Seyman, kültürel çeşitliliğin korunması ve evrensel değerlerin dünyaya anlatılması gerektiğini ifade etti. Seyman, kültür ve sanata partizan yaklaşımın ülkeye, topluma ve sanat üretimine katkı sağlamayacağını belirterek sanatın özgür olması gerektiğinin altını çizdi.

Cumhuriyet’in kültür politikalarını hatırlattı

Cumhuriyet’in ilk yıllarında sanata ve sanatçıya verilen desteğe değinen Seyman, 1934 yılında opera üretimi gerçekleştiren Türkiye’nin bugün sanatçıların ekonomik güvencesini sağlamakta zorlandığını öne sürdü. Bağımsız tiyatroların ayakta kalma mücadelesi verdiğini, çocukların ise tiyatro, opera, bale, müze ve sanat eğitimiyle yeterince buluşamadığını belirten Seyman, kültürün Cumhuriyet’in kuruluş döneminde kalkınma ve aydınlanma politikasının önemli bir parçası olduğunu hatırlattı. Seyman’a göre kültürün toplumsal işlevinin geri plana itilmesi, Cumhuriyet’in aydınlanma hedefleri açısından önemli bir sorun oluşturuyor.

“Sanatçının emeği sadaka değil, haktır”

Kültür emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarına da değinen Seyman, sanatçıların ekonomik güvencelerinin sağlanması gerektiğini söyledi. Yazar ve çevirmenlerin telif haklarının korunması, müzisyenlerin sosyal güvenceye kavuşması, tiyatro ve sinema çalışanlarının güvenceli koşullarda çalışması gerektiğini belirtti. Telif haklarının yalnızca hukuki bir düzenleme olmadığını, kültür emekçilerinin yaşamlarını sürdürebilmeleri açısından ekonomik bir temel taşıdığını ifade eden Seyman, mevzuatın günün koşullarına uygun hale getirilmesini ve hak ihlallerine karşı etkili denetim uygulanmasını istedi. Sanatçıların siyasi yakınlıklarına göre değil, emekleri ve üretimleri üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini savunan Seyman, sanatçının özgür olmadığı bir ortamda sanatın da özgür olamayacağını dile getirdi.

Turizm büyürken emekçinin hakkı küçülmemeli

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sorumluluk alanındaki turizm politikalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Seyman, sektörün başarısının yalnızca turist sayısı, otel doluluk oranları ve döviz gelirleriyle ölçülemeyeceğini söyledi. Mevsimlik işçilerden otel çalışanlarına, turist rehberlerinden müze görevlilerine ve arkeologlara kadar turizm alanında çalışanların koşullarının da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Seyman, turizm yatırımları sırasında kıyıların, ormanların, tarihi kentlerin ve arkeolojik alanların korunmasını istedi. Müzelerin, ören yerlerinin ve tarihi eserlerin yalnızca ekonomik gelir kaynağı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Seyman, kültürel mirasın bütün yurttaşların ve gelecek kuşakların ortak değeri olduğunu ifade etti.

CHP’den yeni kültür ve sanat seferberliği çağrısı

CHP olarak yalnızca eleştiri getirmediklerini, nasıl bir kültür politikası istediklerini de ortaya koyduklarını belirten Seyman, kamusal kaynakların artırılması ve kullanım süreçlerinin şeffaf biçimde denetlenmesi gerektiğini söyledi. Kütüphane, tiyatro, konser salonu ve kültür merkezlerinin Anadolu’nun bütün illerine ve ilçelerine yayılmasını isteyen Seyman, yerel yönetimlerin kültür ve sanat faaliyetlerinin siyasi ayrımcılığa uğramaması gerektiğini kaydetti. Kadınların, gençlerin, çocukların ve engelli yurttaşların kültürel yaşama eşit katılımını sağlayacak politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Seyman, Türkiye’nin kültürel çeşitliliğinin korunması ve sanat üzerindeki siyasi baskıların sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Seyman, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında yeni bir kültür ve sanat seferberliği başlatılması gerektiğini ifade etti.