Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Aleyna Semercioğlu
Aleyna Semercioğlu

Beynimiz Neden Yarım Kalan Şeyleri Unutamaz?

Bazen yıllar önce biten bir ilişkiyi, yarım kalan bir konuşmayı ya da hiç gerçekleşmeyen bir ihtimali beklenmedik bir anda hatırlayabiliriz. Oysa aynı dönemde yaşanmış onlarca başka olay çoktan zihnimizden silinmiştir. Peki neden bazı şeyler tamamlanıp geride kalırken, bazıları zihnimizde yaşamaya devam eder?

Psikoloji alanında bu durumu açıklayan en ilgi çekici kavramlardan biri Zeigarnik Etkisi olarak bilinmektedir. Sovyet psikolog Bluma Zeigarnik tarafından ortaya konulan bu etkiye göre insanlar tamamlanmamış işleri, tamamlanmış işlere kıyasla daha kolay hatırlama eğilimindedir.

İnsan beyni düzen ve bütünlük arayan bir yapıya sahiptir. Bir görev tamamlandığında zihinsel sistem o dosyayı kapatabilir. Ancak yarım kalan durumlarda süreç tamamlanmadığı için zihinsel yük devam eder. Beyin çözülmemiş meseleleri aktif tutmaya çalışır ve fırsat buldukça yeniden gündeme getirir.

Bu nedenle bazen cevapsız kalan bir mesaj, söylenemeyen bir cümle ya da nasıl sonuçlanacağını öğrenemediğimiz bir durum zihnimizde beklediğimizden çok daha fazla yer kaplayabilir.

Yarım kalan ilişkiler bunun en belirgin örneklerinden biridir. Bir ilişkinin neden sona erdiğini tam olarak anlayamamak ya da duygusal olarak kapanış yaşayamadığını hissetmek, kişinin olayı zihninde tekrar tekrar değerlendirmesine neden olabilir. Çoğu zaman insanları yoran şey ilişkinin bitmesi değil, zihinsel olarak tamamlanamamış olmasıdır.

Benzer durum hedefler ve projeler için de geçerlidir. Ertelenen işler, başlanıp bitirilmeyen görevler ve sürekli sonraya bırakılan sorumluluklar zihinsel yük oluşturabilir. Bu nedenle insanlar bazen hiçbir şey yapmadıkları halde kendilerini yorgun hissedebilirler. Çünkü zihnin arka planında açık kalan çok sayıda dosya bulunmaktadır.

Araştırmalar tamamlanmamış görevlerin dikkat kaynaklarını tüketebildiğini ve zihinsel meşguliyeti artırabildiğini göstermektedir. Bu durum özellikle yoğun stres dönemlerinde daha belirgin hale gelebilir.

Peki çözüm nedir?

Her yarım kalmış hikâyenin tamamlanması mümkün değildir. Her ilişkinin açıklaması alınamaz, her sorunun cevabı bulunamaz ve her hedef gerçekleşmeyebilir. Ancak psikolojik açıdan önemli olan şey, her zaman dışarıdan gelen bir kapanış değil, kişinin kendi içinde bir anlamlandırma süreci geliştirebilmesidir.

Bazen zihni rahatlatan şey cevabı bulmak değil, cevabın olmayabileceğini kabul etmektir.

Belki de bu nedenle bazı olaylar yıllar sonra bile aklımıza gelir. Çünkü insan zihni yalnızca yaşananları değil, tamamlanamayanları da taşır. Ve bazen geçmişte kalan bir olayın bugün hâlâ bizi etkilemesinin nedeni, onun bitmemiş olması değil; bizim zihnimizde hâlâ devam ediyor olmasıdır.

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER