Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Aleyna Semercioğlu
Aleyna Semercioğlu

Şiddet Her Zaman Ses Çıkarmaz

Psikolojik şiddet bağırmaz, iz bırakmaz; ama insanın kendine olan inancını yavaş yavaş zedeler.

Şiddet dediğimizde çoğumuzun aklına aynı görüntü gelir: yüksek sesler, öfke patlamaları, fiziksel güç… Oysa şiddetin bir türü vardır ki ses çıkarmaz, iz bırakmaz ama insanın iç dünyasında derin yaralar açar. Buna psikolojik şiddet diyoruz.

Araştırmalar, psikolojik şiddetin sanıldığından çok daha yaygın olduğunu gösteriyor. Kadınlar bu tür şiddete daha sık maruz kalırken, erkekler de azımsanmayacak ölçüde bu deneyimi yaşayabiliyor. Uzmanlara göre psikolojik şiddet, fiziksel şiddet kadar yıkıcı sonuçlar doğurabilen ancak fark edilmesi çok daha zor olan bir şiddet türü.

Psikolojik şiddet; bir insanın duygu durumunu, kendine bakışını ve özgüvenini zedeleyen davranışların süreklilik kazanmasıdır. Sürekli eleştirilmek, küçümsenmek, suçlu hissettirilmek, kontrol edilmek, susturulmak… Bunlar çoğu zaman “şiddet” olarak adlandırılmaz. “O biraz sert mizaçlı”, “öyle konuşur ama kalbi temiz”, “ben hassasım galiba” gibi cümlelerle açıklanır. Oysa sorun çoğu zaman hassasiyet değil, maruz kalınan tutumlardır.

Psikolojik şiddetin en zor tarafı fark edilmemesidir. Çünkü genellikle yavaş yavaş ilerler. İlk başta bir söz, sonra bir eleştiri, ardından “abartıyorsun” denilen duygular… Zamanla kişi kendi algısından şüphe etmeye başlar. “Ben yanlış anladım herhalde”, “Ben fazla büyütüyorum”, “Ben zaten zor biriyim” düşünceleri yerleşir. İşte tam bu noktada zarar yalnızca ilişkisel değil, içseldir. Kişi kendine olan güvenini kaybetmeye başlar.

Uzun süre bu tür bir ortamda bulunan bireylerde kaygı, değersizlik hissi, karar vermede zorlanma ve sürekli bir gerginlik hali görülebilir. Çünkü kişi yalnızca karşısındakinin tepkilerini değil, kendi varlığını da kontrol etmeye çalışır. “Yanlış bir şey söylemeyeyim”, “Sorun çıkarmayayım”, “Daha az olayım” hali, psikolojik şiddetin içselleşmiş sonucudur.

Peki neden bu durumdan çıkmak zor olur? Çünkü psikolojik şiddet çoğu zaman sevgiyle karışır. “Senin iyiliğin için söylüyorum”, “Seni koruyorum”, “Ben sadece dürüstüm” gibi ifadeler, incitici davranışları normalleştirebilir. Ayrıca birçok kişi, çocukluktan itibaren öğrendiği ilişki biçimlerini yetişkinlikte de tanıdık bulur. Tanıdık olan ise çoğu zaman sorgulanmaz.

Unutulmaması gereken önemli bir gerçek var: Sevgi, insanın kendini küçültmesini gerektirmez. Sevgi, korku üzerinden ilerlemez. Sevgi, insanı sürekli savunmada bırakmaz. Bir ilişkide kişi sürekli kendini açıklamak, düzeltmek ve toparlamak zorunda hissediyorsa, orada duygusal bir yük vardır.

Şiddet her zaman bağırarak gelmez. Bazen bir insanın iç sesini yavaş yavaş kısar. Kişi bir süre sonra “Ben ne hissediyorum?” sorusunu bile soramaz hale gelir. Bu yüzden psikolojik şiddeti fark etmek, ruh sağlığını korumanın önemli adımlarından biridir.

Hiçbir ilişki, bir insanın kendine olan inancını kaybetmesine değecek kadar değerli değildir. Çünkü en büyük zarar, görünmeyen yaralardır.

Aleyna SEMERCİOĞLU &  30.01.2026

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER