Kentin tüm paydaşlarını gönüllülük esasıyla içinde barındırdıkları ve yaşadığı kentle ilgili fikri olan, kentin gelişimine katkı sunmak isteyen tüm aktörleri bir araya getirmesinden dolayı kent konseylerini çok önemsiyorum.
Peki kent konseyleri yeteri kadar işlevsel mi? Etkin olabiliyorlar mı? Olamıyorlarsa nedenleri ne?
İli veya ilçesine göre etkinliği değişiyor olmakla birlikte, birçok il ve ilçede kent konseylerinin ya göstermelik olarak, ya da hiçbir faaliyet göstermeden oluşturulduğunu görüyoruz.
2009 yılında henüz çoğu ilçede ve hatta ilde kent konseyi yokken, “Susurluk Kent Konseyi” nin kuruluş çalışmalarında idari işleri yürütmüş ve 2019-2024 yılları arasında “Susurluk Kent Konseyi” yürütme kurulu üyeliği yapmış birisi olarak, niye etkin olamadıklarından bahsetmek istiyorum.
Öncelikle belediye yönetimi ve kent konseyi uyumlu olmakla birlikte, birbirlerinden bağımsız olarak faaliyet göstermelidir. Bazı belediyelerde belediye başkanları, meclis üyeleri, kent konseyi başkanı olabilmektedir. Bu durum kent konseylerinin ruhuna aykırıdır.
Çünkü kent konseyleri kuruldukları belediye düzeyinde “danışma ve tavsiye” kuruluşlarıdır. Burada oluşan fikirler de, zaten konunun ilgisine göre, belediye başkanına ya da belediye meclisine sunulmakta ve orada görüşülmektedir. Burada amaç, kentteki farklı fikirlerin, kentin gelişimine katkı sunması olmalıdır.
Yürütme kurulu belirlenirken, kesinlikle eş, dost, akraba kayırmacılığından sakınmak gereklidir. Kentle ilgili farklı fikirleri olan, o kent hakkında söyleyecek sözü, kentle ilgili farklı projeleri ve bunları uygulayabilecek de, kapasite ve zamanı olan insanlardan oluşmalıdır.
Kent konseyi genel kurulunu; kamu kurum temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, siyasi partiler, sendikalar ve muhtarların temsilcileri oluşturur.
Kent konseyi genel kurulu ve genel kurul üyelerinden oluşan yürütme kurulu üyeleri, yönetmelikte belirlenen kurum ve kuruluş temsilcilerinden oluşması bakımından belirli çerçevede kısıtlanırken, çalışma gruplarında böyle bir kısıtlama söz konusu değildir.
Dolayısıyla kent konseyleri çalışma grupları, sorunların, fikirlerin, projelerin geniş biçimde tartışılacağı platformlardır. Tematik/konu bazlı oldukları için de, o kentte yaşayan insanların ilgi alanlarına göre katkı sunabilecekleri alanlardır.
Maalesef bir çok kent konseyi, zorunlu meclisler olan kadın ve gençlik meclisleri dışında meclis ve çalışma grupları oluşturamamaktadır. Hatta çoğu kent konseyinde bu meclisler bile göstermelik yer almaktadır.
Kent konseylerinin aldıkları kararlar belediye meclisine tavsiye niteliğinde olup, herhangi bir bağlayıcılığı olmamasına rağmen, bazı kentlerde belediye meclis üyeleri kent konseylerini bir rakip veya muhalefet birimi olarak görebilmektedir. Bu durum da, hem konseyin fikir üretme kapasitesini, hem de kentin konseyden yararlanma kapasitesini düşürmektedir.
Kent konseyleri belediye kanununda yer almakla birlikte, herhangi bir tüzel kişiliği ve özel bir bütçesi yoktur.
Kent konseylerinin bağımsız bir bütçesinin olmaması da, yapacağı faaliyetler ile ilgili, konseyleri bir bakıma göbek bağı ile belediyeye bağladığından, bağımsız karar alma ve uygulama kapasitesini düşürmektedir.
Kent konseyi temsilcisinin belediye meclislerinde sözlü olarak kendilerini ifade edebilme ve katılabilmesi gibi yasal düzenlemelerin yapılmasının da, konseylerin etkili olması açısından faydalı olacağı kanaatindeyim

YORUMLAR