Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Aleyna Semercioğlu
Aleyna Semercioğlu

Beklentilerin Sessiz Yükü

Bazen birinin söylemesini beklediğimiz bir cümle, göstermesini umduğumuz bir ilgi ya da hayatımızda gerçekleşeceğine inandığımız bir olay, farkında olmadan zihnimizde belirli bir senaryoya dönüşür. Nasıl davranılması gerektiğini, neler yaşanacağını ve hatta bunların bize nasıl hissettireceğini önceden düşünürüz. Ancak hayat her zaman zihnimizde yazdığımız senaryoya uygun ilerlemez. İşte tam da bu noktada, beklentilerimizle gerçeklik arasındaki mesafe duygusal dünyamızı etkilemeye başlar.

Beklenti oluşturmak, insan olmanın doğal bir parçasıdır. Hepimiz sevilmek, anlaşılmak, önemsenmek, başarılı olmak ya da verdiğimiz emeğin karşılığını görmek isteriz. Bu beklentiler kimi zaman bize yön verir, ilişkilerimizi şekillendirir ve hedeflerimize ulaşmamız için motivasyon sağlar. Dolayısıyla beklentilerin kendisi bir problem değildir.

Asıl mesele, beklentilerimizin ne kadar gerçekçi ve esnek olduğu, karşılanmadıklarında onlara nasıl anlamlar yüklediğimizdir. Özellikle insan ilişkilerinde beklentiler çoğu zaman dile getirilmeden varlığını sürdürür. Karşımızdaki kişinin bizi anlamasını, ihtiyaçlarımızı fark etmesini ya da bizim göstereceğimiz tepkiyi vermesini bekleyebiliriz.

Ancak burada önemli bir ayrıntıyı gözden kaçırırız: Bizim zihnimizde son derece açık olan bir beklenti, karşımızdaki kişi için hiç de görünür olmayabilir. Böyle durumlarda yaşadığımız hayal kırıklığı yalnızca gerçekleşmeyen bir beklentiden değil, o gerçekleşmeyen beklentiye yüklediğimiz anlamdan da beslenebilir. Örneğin beklediğimiz ilgiyi görmediğimizde bunu doğrudan önemsenmediğimizin bir göstergesi olarak yorumlayabiliriz.

Oysa bir davranışın bizim için taşıdığı anlam, her zaman o davranışın tek açıklaması değildir. Beklentilerin bir diğer yönü ise kendimize karşı geliştirdiklerimizdir. Daha başarılı, daha güçlü, daha üretken ya da daha mutlu olmamız gerektiğine dair düşünceler, zamanla kendimizle kurduğumuz ilişkiyi zorlaştırabilir. Psikolog E. Tory Higgins’in 1987 yılında ortaya koyduğu benlik uyuşmazlığı kuramı, kişinin mevcut benliğiyle olmak istediği ya da olması gerektiğini düşündüğü benliği arasındaki farklılıkların çeşitli olumsuz duygularla ilişkili olabileceğini açıklar.

Başka bir ifadeyle, yalnızca olduğumuz kişiyi değil, olmamız gerektiğine inandığımız kişiyi de sürekli değerlendirmeye alırız. Bu değerlendirme katılaştığında, sahip olduklarımızı görmek yerine henüz ulaşamadıklarımıza odaklanabiliriz. Peki beklentilerimiz karşılanmadığında ne yapabiliriz? Belki de ilk adım, yaşadığımız hayal kırıklığının kaynağını anlamaya çalışmaktır. Gerçekten neye ihtiyaç duyuyoruz?

Beklentimiz karşımızdaki kişiye açıkça ifade edilmiş mi? Olmasını istediğimiz bir şeyi, farkında olmadan mutlaka olması gereken bir şeye mi dönüştürüyoruz? Bu sorular, beklentilerimizle aramıza küçük ama önemli bir düşünme alanı koyabilir. Burada beklentileri tamamen ortadan kaldırmaktan söz etmiyoruz.

Çünkü beklentisiz yaşamak ne gerçekçi ne de her zaman sağlıklıdır. İlişkilerde saygı, güven ve karşılıklılık beklemek; yaşamda hedefler belirlemek ve kendimiz için daha iyisini istemek oldukça doğaldır. Önemli olan, ihtiyaçlarımızdan vazgeçmeden beklentilerimizi gözden geçirebilmek ve hayatın her zaman bizim öngördüğümüz biçimde ilerlemeyebileceğini kabul edebilmektir.

Belki de kendimize hatırlatmamız gereken şey şudur: Bir şeyin olmasını çok istememiz, onun mutlaka gerçekleşeceği anlamına gelmez. Gerçekleşmemesi de her zaman bizim yetersiz, değersiz ya da başarısız olduğumuzu göstermez. Çünkü bazen bizi özgürleştiren şey beklentilerimizden vazgeçmek değil, onların hayatımızı ve kendimize verdiğimiz değeri ne ölçüde belirlediğini fark etmektir. Klinik Psikolog Aleyna Semercioğlu

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER